Bilgisayarda köşesiz parantez nasıl yapılır ?

Melis

New member
Köşesiz Parantez: Tarihsel Bir Yolculuk ve Çözüm Arayışı

Bir sabah, bilgisayarımın ekranına bakarken bir şey fark ettim. Bir forumda, birisi soruyordu: "Bilgisayarda köşesiz parantez nasıl yapılır?" Beni düşündüren bir soru oldu. Çünkü yıllardır bilgisayar başında olsam da, bu küçük ama dikkatli gözlerden kaçan mesele, gündeme hiç gelmemişti. Kim bilir, belki de bunun bir anlamı vardı. Hem de yalnızca bir soru değil, bir arayış, bir çözüm arayışı... Ve bu arayış, sadece teknik değil, aynı zamanda ilişkisel, toplumsal ve tarihsel bir mesele olabilir.

Tarihteki Parantezler ve Toplumun Yapısı

Evet, bilgisayarlarımızda kullandığımız parantezler, zamanla değişen ve evrilen semboller. Ama bu sembollerin arkasında, sadece sayılar, semboller ve mantık değil, çok daha derin bir geçmiş yatıyor. Parantezler, ilk kez yazılı dilde kullanıldığında, bir anlamın içine başka bir anlam koymak için kullanılan işaretlerdi. Yani, metnin "dışındaki" bir şeyin "içinde" olmasını sağlayan, anlatının içine nüfuz eden işaretlerdi.

Ancak, köşeli parantezler ([]) ve yuvarlak parantezler () tarihsel olarak toplumsal cinsiyet rollerinin de bir yansıması olabilir mi? Erkekler genellikle "dışsal" ve "mantıklı" yaklaşımlarını kullanarak teknolojiyi inşa etti. Kadınlar ise bu sembolleri çoğunlukla "içsel" ve "duygusal" anlamlar yükleyerek kullandılar. Bu iki bakış açısını birleştirmenin yolu, sembollerin bile doğru kullanımını sorgulamak olabilir.

Erkekler ve Çözüm Arayışları

Rengin gözlerinin içine bakarken, Emre'nin bilgisayar başında tıkır tıkır yazdığına şahit oluyordum. Zihninde çözüm arayışı vardı; sorusu basitti: "Köşeli parantez nasıl yapılır?" O, her zaman çözüm odaklıydı. Belki de bu yüzden, bu soruyu soran birinin bir dakika daha fazla düşünmesini istemezdi. Hızla cevaplar arar, bulur ve sorusunu çözüme kavuştururdu. O an, Emre'nin soruyu sormakla ilgili değil, hemen çözüm bulmakla ilgilendiğini fark ettim.

Bir an için tüm dünyadaki erkeklerin bu konuda nasıl düşündüğünü ve hareket ettiğini düşündüm. Onlar, her zaman hızlı, verimli ve doğrudan çözüm arayışında. Teknolojiyi, hızlı aksiyon alarak şekillendirirler. Hatta bu sorunla, sorun bile olmadan, parantezi bir tuşa basarak bulmayı bile düşünürlerdi.

Ama Emre’nin yanında başka biri vardı. Rengin. O, çözümün yalnızca teknik bir şey olmadığını biliyordu. Çözüm, aynı zamanda duygusal bir deneyim de olmalıydı.

Kadınların Empatik Yaklaşımları ve Sorun Çözme Stratejileri

Rengin, Emre'ye bakarak hafifçe gülümsedi. “Emre, bu parantezleri kullanmak yalnızca parantez işaretini bulmak değil. Bunun bir anlamı da var,” dedi. Rengin'in söylemek istediği şey, çok daha derindi. Onun için parantezler, bir metnin anlamını vurgulayan, bazen bir düşünceyi daha derinlemesine ele alan, bazen de içinde bir duyguyu barındıran bir araçtı.

Kadınlar, tarihi boyunca her zaman ilişkisel düşünme ve empatik bakış açılarıyla tanımlandı. Rengin, aynı zamanda bu köşesiz parantezlerin çok daha derin bir anlam taşıdığını düşünüyordu. “Bazen, yazıdaki her şey dışa vurulmaz, bazen içindekiler parantezler arasında gizlidir. Onu bulmak da önemli, değil mi?” dedi.

Burada, aslında çözüm odaklı bir yaklaşım ile empatik bir bakış açısının ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Emre'nin sorusu ve Rengin’in cevabı, aslında toplumsal cinsiyetin düşünme biçimlerine nasıl etki ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyordu. Teknoloji ve ilişkiler birbirinden ayrı değildi. Bu sorunun derinliği, yalnızca bir teknik sorunun ötesine geçiyordu.

Köşesiz Parantezler: Farklı Bir Anlatı İçin Birleşen Dünyalar

Sonunda, bilgisayarın ekranında, Emre’nin cevabını bulduğunda, ikisi de birden fark ettiler ki; her şey, köşeli parantezlerin arasındaki bu anlamı görmekle ilgiliydi. "Alt Gr" tuşuyla birlikte "8" ve "9" tuşlarına basarak, "[]", yani köşesiz parantezleri yazabilirlerdi. Ama, Emre'nin çözüm arayışı, onu bu sorunun cevabını bulmaya zorladı. Rengin ise, sorunun bir anlamı olduğunu her zaman biliyordu. Bu bir dil arayışıydı. Hem yazının hem de ilişkilerin.

Sonunda, hem Emre’nin teknik bakış açısı hem de Rengin’in empatik düşünce tarzı, bu küçük soruya büyük bir anlam yüklemişti. Bu, bazen yalnızca teknik bir çözüm değil, insanın duygusal ve düşünsel süreçleriyle birleşen bir bakış açısıydı.

O anda, her iki yaklaşımın da ne kadar değerli olduğunu düşündüm. Teknoloji yalnızca bir çözüm değil, aynı zamanda bir ifade biçimiydi. Erkekler ve kadınlar arasındaki farklı bakış açıları, bu gibi küçük ama anlamlı sorularda birleşebiliyordu. Herkesin çözümünü farklı bir şekilde bulmasının güzelliği de burada yatıyordu.

Siz de Fark Ettiniz mi?

Peki, sizce çözüm arayışının da bir dengeyi gerektiriyor olabilir mi? Erkeklerin çözüm odaklı düşünmeleriyle kadınların empatik ve ilişki odaklı bakış açıları, nasıl bir denge oluşturur? Bu soruyu kendinize sormak, günlük yaşantınızda çözüm arayışlarını yeniden şekillendirebilir.

Bu konuda sizin görüşleriniz neler? Parantezler yalnızca teknik bir mesele mi, yoksa bir anlam arayışı mı? Yorumlarınızı bekliyorum!