Ekmek kaç TL 2024 Eylül ?

Simge

New member
TÜİK’in 2024 yoksulluk verileri de bu eşitsizliği gösteriyor. 2024 sonuçlarında medyan gelirin %60’ı esas alınarak hesaplanan yoksulluk oranı %21,2 olarak açıklanırken, maddi ve sosyal yoksunluk oranı %13,3 olarak tahmin edildi. Veri Portalı

Üstelik yoksulluk hane yapısına göre de değişiyor. TÜİK, 2024 yılında geniş ailelerin %26,9’unun belirlenen yoksulluk sınırının altında yaşadığını bildirdi. Veri Portalı

Bu yüzden “bir ailenin aylık ekmek masrafı” hesabı yapılırken ailede kaç kişinin olduğu, çocukların yaşı, gelirin düzenli olup olmadığı, kira ödenip ödenmediği ve başka zorunlu giderlerin bulunup bulunmadığı önem taşıyor.

Irk, Etnisite ve Göçmenlik Boyutu Nerede Duruyor?

Türkiye’de “ırk” meselesini konuşurken etnik köken, vatandaşlık, göçmenlik ve bölgesel eşitsizlikleri birbirine karıştırmamak gerekiyor. Bunlar aynı kavramlar değil.

Ancak gıda fiyatları üzerinden konuşurken göçmenlerin ve farklı etnik grupların ekonomik deneyimlerinin de tek tip olmadığını kabul etmek gerekiyor.

Bir ülkede yaşayan kişinin vatandaşlık statüsü, kayıtlı istihdam olanakları, dil bilgisi, eğitim geçmişi, sosyal çevresi ve barınma koşulları ekonomik fırsatlarını etkileyebilir. Özellikle kayıt dışı veya güvencesiz çalışan kişiler açısından ücretlerin düzenli olmaması, temel gıda fiyatlarındaki artışı daha ağır hale getirebilir.

Bu noktada cinsiyet ve sınıf da birbirine eklenebilir.

Örneğin düşük ücretli bir işte çalışan göçmen bir kadın ile yüksek gelirli, kayıtlı bir işte çalışan yerli bir erkeğin aynı şehirde yaşaması, aynı ekmeği satın almaları anlamına gelse de ekonomik koşullarının aynı olduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle “ekmek herkese 10 TL” ifadesi matematiksel olarak doğru olsa bile toplumsal olarak eksik bir açıklamadır.

Ekmek Fiyatındaki Artışın Üretici Tarafı

Tüketicinin yaşadığı fiyat baskısını konuşurken fırıncıların maliyetlerini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Un, enerji, kira, işçilik, lojistik ve diğer işletme giderlerindeki artışlar ekmek fiyatını etkileyebilir. Örneğin Diyarbakır’da Eylül 2024'te yapılan fiyat değişikliğinde fırıncıların un, elektrik, yakıt ve işçilik maliyetlerindeki artışları gerekçe gösterdiği bildirildi. Diyarbakır Net

Burada tüketici ile üreticiyi karşı karşıya koymak yerine maliyet zincirinin tamamına bakmak daha açıklayıcı olabilir.

Bir fırın sahibi maliyetlerinin arttığını söylerken haklı olabilir. Aynı anda düşük gelirli bir tüketicinin “Ben bu fiyatı ödemekte zorlanıyorum” demesi de gerçek bir deneyimdir.

Ekonomik meselelerde çoğu zaman sorun, taraflardan birinin mutlaka haksız olması değil; fiyat, gelir ve maliyet arasındaki dengenin toplumun farklı kesimlerinde farklı sonuçlar doğurmasıdır.

Ekmek Fiyatı ve Görünmeyen Emek

Benim bu yazı açısından kişisel deneyim iddiam yok; değerlendirmeyi TÜİK, TÜRK-İŞ ve ILO gibi kurumların yayımladığı verilere dayandırıyorum. Bu ayrımı özellikle belirtmek önemli, çünkü kişisel bir alışveriş deneyimini bütün toplumun ekonomik durumunun kanıtı gibi sunmak doğru olmaz.

Bununla birlikte günlük hayatta hepimizin karşılaşabileceği bir durum var: Bir ürünün fiyatı yükseldiğinde insanlar sadece daha fazla para ödemez. Bazen alışveriş sıklığını azaltır, daha ucuz ürün seçer, başka bir ihtiyacı erteler veya porsiyonları küçültür.

Çocuklu bir aile açısından bu kararların sonuçları farklı olabilir. Yaşlı bir kişi açısından farklı olabilir. Tek başına yaşayan bir öğrenci için farklı olabilir.

TÜİK’in çocuklara ilişkin 2024 verileri de maddi yetersizliğin günlük beslenme üzerinde etkili olabildiğini gösteriyor. Hanehalkında yaşayan 15 yaş ve altındaki çocukların %10’unun maddi yetersizlik nedeniyle günde en az bir kez taze meyve ve sebze tüketemediği tahmin edildi. Veri Portalı

Bu nedenle ekmek fiyatını tartışırken “En ucuz ekmeği nereden bulurum?” sorusunun yanında “Neden bazı aileler temel gıdaların fiyatını bu kadar yakından takip etmek zorunda?” sorusunu da sormak gerekiyor.

Peki Çözüm Nerede Başlıyor?

Çözüm yalnızca bireyin daha dikkatli alışveriş yapmasına indirgenirse yapısal sorunları görmezden gelmiş oluruz.

Elbette bütçe planlaması, israfın azaltılması, toplu alışveriş ve uygun fiyatlı alternatiflerin araştırılması bireysel düzeyde yardımcı olabilir. Fakat ücretlerin, kira giderlerinin, enerji maliyetlerinin ve gıda fiyatlarının birlikte hareket ettiği bir ortamda yalnızca tüketiciden “tasarruf etmesini” beklemek yeterli olmayabilir.

Toplumsal düzeyde ise gelir güvencesi, kayıtlı istihdam, kadınların işgücüne katılımının önündeki engellerin azaltılması, çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik sosyal destekler ve temel gıdaya erişimin korunması gibi başlıklar önem taşıyor.

Toplumsal cinsiyet açısından da çözümün bir parçası, ev içindeki ekonomik ve bakım sorumluluklarının paylaşılması olabilir. Kadınların çalışma hayatına katılmasının önündeki yapısal engellerin azaltılması ve erkeklerin ev içi emeğe daha fazla katılması, yalnızca aile içindeki iş bölümünü değil, hanelerin ekonomik dayanıklılığını da etkileyebilir.

Sonuç: 10 TL’lik Ekmek Bize Ne Anlatıyor?

2024 Eylül’ünde 200 gram ekmeğin Ankara’da 10 TL olduğu TÜRK-İŞ verilerinde görülüyor. İstanbul’da aynı dönemde 10 TL’lik tarifeden bazı fırınlarda 12,50 TL’ye çıkan fiyatlar raporlandı; Diyarbakır gibi farklı şehirlerde ise gramaj ve fiyatlar değişiyordu. Türk-İş+2Yeniçağ Gazetesi+2

Dolayısıyla “2024 Eylül’de ekmek kaç TL?” sorusunun tek bir Türkiye cevabı yok.

Fakat bu sorunun toplumsal cevabı daha geniş: Ekmek fiyatı, gelir dağılımını, sınıfsal farklılıkları, kadınların ve erkeklerin ekonomik konumlarını, hane içindeki görünmeyen emeği ve temel gıdaya erişim meselesini birlikte düşünmemizi sağlıyor.

Bir ekmeğin fiyatı 10 TL olabilir. Ancak o 10 TL’nin bir insanın bütçesinde kapladığı yer, herkes için aynı değildir.

Ve belki de tartışılması gereken asıl soru tam olarak budur.

Forumda Tartışalım

- 2024 Eylülünde sizin bulunduğunuz şehirde ekmek kaç TL’ydi ve kaç gramdı?

- Sizce ekmek gibi temel gıdalarda fiyatı değerlendirirken yalnızca TL fiyatına mı, yoksa insanların gelirine oranına mı bakılmalı?

- Gıda fiyatlarındaki artış kadınların ve erkeklerin günlük yaşamını sizce farklı biçimlerde etkiliyor mu?

- Ev alışverişi ve bütçe planlaması aile içinde nasıl paylaşılıyor?

- Düşük gelirli ailelerde çocukların beslenme ihtiyaçları ile bütçe arasındaki gerilim nasıl azaltılabilir?

- Fırıncıların artan maliyetleri ile tüketicilerin düşük satın alma gücü arasında nasıl bir denge kurulabilir?

- Göçmenler, kayıt dışı çalışanlar veya güvencesiz işlerde çalışan kişiler açısından temel gıda fiyatlarının etkisi sizce nasıl farklılaşıyor?

- Bugün geriye dönüp baktığınızda, 2024’teki 10 TL’lik ekmeğin sizin için ekonomik anlamı neydi?
 
Üst